cross

Artık Yayınlara Mesajınızı Gönderebilirsiniz!

Devam etmek için ENTER'a basın.

Blog

Aşk kavramı soyut bir kavram olsa da filmlerde, dizilerde, gerçek hayattaki deneyimlerimizde ve şarkılarda duyduğumuz sözlerle gözlemlediğimiz ve hissettiğimiz bir duygu. Bu kadar hayatımızın içinde olup bir o kadar da üstüne çok düşünmediğimiz bir olgu aslında. Alain de Botton’un “Essays in Love” eseri de tam burada devreye giriyor. Bu kitap aşkı anlatmakla kalmıyor aynı zamanda okuyucuları bu karmaşık duyguyu çözümlemeye davet ediyor. Kitap, yazarın bir kadınla yaşadığı aşk ser […]

Bazen bir dizi öylesine içine çeker ki, hayatın bir parçası gibi hissettirir. “The Vampire Diaries” tam olarak da böyle bir yapım. 2009’da ekranlara geldiğinde Mystic Falls’un gizemli kasabasına, tüm izleyiciler olarak adım attık ve karakterlerin yaşadığı aşk, kayıp ve mücadeleleri hep birlikte hissettik. Hikâyenin merkezinde Elena Gilbert yer alıyor. Elena, ailesini kaybettikten sonra hayatında denge kurmaya çalışan güçlü ama kırılgan bir genç kız olarak tanıtılıyor. Mystic Falls’a dönen Salvatore kardeşler Stefan ve Damon ise, onun […]

Kendinizi çay insanı mı yoksa kahve insanı olarak mı nitelendirirsiniz? Açıkçası ben ve büyük ihtimalle bu yazıyı okuyan siz, ikimiz de çay insanlarıyız. Çayların bütün versiyonlarını çok seviyorum ve sıklıkla tüketiyorum. Peki, dünyada, bizim çay olarak nitelendirdiğimiz bitkisel içeceğin sadece iki farklı karşılığı olduğunu biliyor muydunuz? te ve cha(i). Eğer bilmiyorsanız, gelin birlikte çayı– veya te(a)’yi d&o […]

500 Days of Summer filmi, beni ilişkiler ve bağlanma stili teorisi üzerine yeniden düşünmeye itti. Bağlanma teorisine göre üç temel bağlanma çeşidi var: güvenli, kaygılı ve kaçıngan bağlanma. Filmde Tom’un Summer’a ilk görüşte tutulması, birçok izleyici gibi bana da tanıdık geldi. Filmde Tom romantik bir karakter olarak resmedilirken, Summer daha bağımsız ve mesafeli bir kişilik olarak sunuluyor. Bu sahne, onların farklı arka planlarının ve ilişkiye dair farklı bakış açılarını […]

Son yıllarda okurların yeniden keşfettiği romanlardan biri de Gianrico Carofiglio’nun Sabahın Üçü adlı eseri. İlk bakışta küçük ve sade bir hikâye gibi duran bu roman, aslında aile bağları, kimlik arayışı ve insanın kendini tanıma yolculuğu üzerine derin bir anlatı sunuyor. Basit bir baba-oğul hikâyesi görünümünün ardında, hayatın sıradan anlarını büyüten ve onların taşıdığı anlamları okura hatırlatan bir metin var. Carofiglio, sade dili, içt […]

Ethel Cain ismini 2022’de çıkan ilk uzun albümü Preacher’s Daughter ile duymuştuk. O albümde Cain, Hristiyan-Amerikan taşrasında büyüyen bir kız çocuğunun boğucu kaderine tanıklık etmemizi sağlamıştı: inanç, aile, bastırılmış cinsellik ve sonunda gelen trajik bir ölüm. Ethel Cain, bir karakterden öte bir arketipti, her şeyiyle yaralı ve gerçek. Yeni albüm Willoughby Tucker, bu hikâyenin öncesine dönüyor. Fakat bu bir geri dönüş değil, bir içe bakış. Bu sefer Ethel’in gençliğine, bir yaz aşkına, hayaletli bir […]